Reklam
Eskişehir'de Haberin Nabzı Haberci26.com -
$ DOLAR → Alış: 5,35 / Satış: 5,37
€ EURO → Alış: 6,08 / Satış: 6,11

HEP YAPMACIK, HEP SAHTE

Abdullah Turhan
Abdullah Turhan
  • 02.12.2018
  • 309 kez okundu

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı iyi işlerden birisi de insanların gerçek yüzlerini göstermesi ve insanları sahtekârlara karşı uyandırması oldu. Nasıl mı? Bakın anlatayım.
Geleneksel siyasal anlayışı yıkan düzenlemeler, insanların hürriyetlerinde yaşanan gelişmeler ve toplumda yükselen refah insanları Dünya nimetlerinden daha fazla yararlanmaya alıştırdı. Telekomünikasyon alanında yaşanan rahatlık ve beraberinde gelişen haberi anında öğrenme isteğindeki artış ve sosyal medya çılgınlığı insanların daha iyi görme ve algılamasını sağladı. Her ne kadar dış borç artıyor olsa da alım gücü artıyor ve “borç yiğidin kamçısıdır” sözünün doğruluğu bir kez daha kanıtlanıyor zannımca.
Bir FETÖ Örgütü vardı, biz bunları iyi bilirdik ama ta ki bir gece darbe yapmaya kalkışıncaya kadar. Gerçi ben 1997 yılında rahmetli Erbakan hocaya yaptıkları ve yaptırdıklarını gördükten sonra nefret etmiştim lakin insanlar benim gördüklerimi görememiştiler.
Bizim Türk insanının “yumuşak karnı” olmuştur hep, iki lafı bir araya getirip allayıp, pullayıp biraz da duygu sömürüsü yaptınız mı sizden iyisi olmaz. Arkasını aramazlar, inanıverir bizim Anadolu insanı.
“Müslüman uyanık olmalı, aynı delikten iki kere sokulmamalı” diye bir söz vardır dillerde. Gerçek bir Müslüman dilenmez, insanlardan istemez, olana razı gelir, musibetlere sabreder, imtihan Dünyasında insanlardan gelecek sıkıntılara katlanır. Ayette Yüce Allah şöyle buyuruyor “(Ey müminler!)Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenlerin benzeri sizin de başınıza gelmeden cennet’e gireceğinizi mi sandınız?! Onlara yoksulluk ve sıkıntı öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki nihayet peygamber ve beraberindeki müminler, “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” demişlerdi. İyi bilin ki, Allah’ın yardımı yakındır.” (Bakara, 2/214)
Şimdi gelelim günümüze öylesine üstünkörü yaşıyoruz ki, sorgulamak, araştırmak yok yine Allah bu konu hakkında şöyle buyuruyor “Ey iman edenler! Bilmeden birilerine zarar verip sonra yaptığınıza pişman olmamanız için, yoldan çıkmışın biri (bir fasık) size bir haber getirdiğinde doğruluğunu araştırın” (Sure-i Hucurat 49/6)
Birileri bir fitne yayıyor, bir yalan ve iftira atıyor aynı günün akşamında o fitneyi atan, yalanı söyleyen ve iftiracı bile “bak gördün mü? Ne kadar haklıymışım herkes bunu konuşuyor” diyecek kadar yayılıp herkesin diline dolanıyor o sahte şeyler.
“benim bildiğim falanca bunu yapmaz, şuna tevessül etmez, bu onun tarzı değil” veya “arkadaşlar yaptığınız söylediğiniz gıybete giriyor”, “fitne çıkarmayın!” “İftira çok büyük günah Allah’tan af dileyin!” diyecek kişileri toplumda görmek bir hayli azaldı. Aksine ”vay şerefsiz ondan hiç beklemezdim”, “ben artık herkesten her şeyi bekler oldum yapmıştır”, “insanlar hiç göründüğü gibi değil baksana şu yaptığı şeye” diyecek kadar dedikoducu olmuşuz.
İyilik yapıyoruz sosyal medyada paylaşıyoruz, yediğimiz içtiğimizin (yiyen var yiyemeyen var, alan var, alamayan var) resimlerini paylaşıyoruz. Camide namaz kılarken bile fotoğraf çekip sosyal medyada yayıyoruz. Oruç açarken, Umre’de tavaf ederken falan filan, zenginler aslanlarla, çitalarla, lüks arabalarla, zenginliklerini ilan ederken yüz kilometre ötelerinde açlıktan ölen insanları görmezden geliyor.
Ne bileyim her şey yapmacık, her şey sahteymiş gibi geliyor bana. Sanal yaşıyoruz kısaca. Gerçekler gözümüzü yumarken film şeridi gibi önümüze serilecek amma.
Daha yazılacak çok şey var bu konuda. Kime diyorsam galiba kendime söylüyorum. Vesselam..

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ