Reklam

Reklam
Eskişehir'de Haberin Nabzı Haberci26.com -
$ DOLAR → Alış: 5,73 / Satış: 5,75
€ EURO → Alış: 6,47 / Satış: 6,50

Bu hafta Jüpiter..

Ertuğrulgazi Işık
Ertuğrulgazi Işık
  • 26.02.2019
  • 386 kez okundu

Kuşkusuz İnsanoğlunu etkileyen en büyük, en karmaşık, en güzel, en tuhaf şey nedir diye sorulsa iki şey en çok cevaplanır. “Nereden geldik?” sorusu ile “Sonsuz ve karanlık uzay nedir?” başlıklı sorular.

Bunu bilimsel olarak belki de hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Lakin araştırmak ve öğrenmek adına bu yüzyıl şüphe yok ki çok uğraş veriyoruz. Başka yaşamlar var mı? Yaşamlara müsait miyiz? Yabancılara hazır mıyız? Varlıklarına ve var olduklarına dair düşüncelerimiz nedir? Kısacası hepimiz bunları merak ediyoruz.

Bu hafta bizlerin yakınında hemen hemen herkesin bildiği bir yere gidelim istedim. Malum uzay çok ama çok büyük fakat biz sadece başımızı kapıdan dışarı çıkartabiliyoruz. Yaşamların hikayesi diye bir başlığım vardı. Bu başlık hoşuma gittiği için yine kullanmak istedim. Yaşamların hikayesine hoş geldiniz. Bu hafta biraz bizim dünyamıza göre büyük, kendi dönüşü içinde küçük zaman dilimine sahip, yıldız olmaya çalışmış lakin başarılı olamamış Gaz devlerinden birisi olan Roma’nın Antik uygarlığın tanrılarından birinin ismini aldığı gezegene gitmek istedim. Jüpiter…

                 Büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşmakta olan bu gezegen haz devleri sınıfına girmektedir. Jüpiter gerek çap, gerekse kütle açısından Güneş Sistemi’ndeki en büyük gezegendir. Nispeten düşük olan yoğunluğu (suyun yoğunluğunun 1,33 katı), gezegenin akışkan yapısı ve kendi çevresindeki dönüş hızının yüksekliği nedeniyle, satürn kadar olmasa da ekvatorda geniş, kutuplarda basık elipsoid görünüme sahiptir.

Güneş’e olan uzaklığına göre hesaplanan 106 K’den (-167 °C) çok daha yüksek bir etkin sıcaklığa sahiptir ve 126 K (-147 °C) sıcaklığında bir kara cisim gibi ışır. Jüpiter’in kendi içinde yarattığı bu enerji fazlası, gezegenin yerçekiminin etkisi ile yavaşca kendisi üzerine çökerek küçülmesi sırasında dönüştürülen potansiyel enerji ile açıklanmaktadır. Bu olgu Kelvin-Helmholtz mekanizması olarak adlandırılır.

            Gaz devleri, içerdikleri elementlerin oranlarına göre iki alt gruba ayrılırlar. Uranüs ve Neptün ‘buz’ ve ‘kaya’ oranı daha yüksek Uranüs benzeri gezegenler grubundadır. Jüpiter ve Satürn ise, adını yine Jüpiter’den alan Jüpiter benzeri gezegenler grubu içindedir. Jüpiter benzeri gezegenlerin kabaca Güneş’i ve benzer yıldızları oluşturan maddeleri bu yıldızlardakine yakın oranlarda içerdiği düşünülür. 20. yüzyıl başlarından itibaren, gezegenlerin çap, kütle, yoğunluk, kendi etrafında dönme hızları, uydularının davranışları gibi verilerden yola çıkılarak iç yapıları hakkında ortaya atılan görüşler, daha sonra tayfölçümsel çalışmalarla ve son otuz yıl içinde gerçekleştirilen birçok uzay aracı araştırması ile zenginleştirilmiş ve günümüzde oldukça tatminkar modeller geliştirilmiştir.

            Jüpiter için bilim insanları bu son yıllarda gezegenin yıldız olmaya çalıştığını ve bunu başaramadığını iddia ettiler. Gaz devleri sınıfına giren bu gezegen aynı zaman da yıldız teriminin de kullanıldığı bir gezegendir. Güneşe uzaklık sıralamasında 5. Sırada bulunan Jüpiter için bilim insanları dünyamıza çok faydalı olduğunu iddia ediyorlar. Dünya üzerinde iklimlerin ve mevsimlerin zamanlaması, dünya üzerinde rahat yaşamamızı sağlamamız hep jüpitere bağlıdır. Bu cümleye koca bir “neden?” Bakışı attığınızı varsayarak cevaplamak isterim. Neptün’ün ötesinde kalan karanlık taraf olarak tabir edilen kuiper kuşağı içerisinde Dünya kadar hatta bazıları dünya dan büyük olan cisimler gelmekte. Jüpiterin çekim alanı çok daha fazla olduğu için bu cisimleri dünya, mars, Merkür, Venüs, Güneş gibi gezegen, yıldızlara gelmeden kendi çekim alanına sürükleyip yok etmektedir.

Aslında Jüpiter’in ‘kırmızı Leke’ esrarına da değinmek isterdim ama çok uzun olacağı için pek değinmek istemedim. İlk defa okuyan arkadaşlar için araştırılması açık bir kapı bırakmak daha doğru olacaktır.

Jüpiter’in bazı eşsizliğini de paylaşarak konuyu kapatmak istiyorum.

  • Jüpiter, Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni olmakla kalmaz, kütlesi tek başına diğer tüm gezegenlerin toplam kütlesinin 2½ katına ulaşır.
  • Kendi etrafında dönüş süresi en kısa olan gezegendir.
  • En güçlü manyetik alana ve en büyük manyetosfere sahip gezegendir.
  • Büyüklük ve çeşitlilik açısından en zengin uydu sistemine sahip gezegendir. Güneş Sistemi’nin en büyük gezegen uydusu Ganymede, Jüpiter etrafında dönmektedir.

Bir başka yaşamların Hikayesinde Görüşmek ümidiyle…

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ