DOLAR

9,5300$%-0.59

EURO

11,0674%-0.65

STERLİN

13,1539£%-0.47

GRAM ALTIN

547,78%-1,63

ÇEYREK ALTIN

8.727,39%-1,64

TAM ALTIN

8.727,39%-1,81

BİST100

1.510,36%1,17

BİTCOİN

592988฿%-2.65137

a

  • Haberci26
  • Eğitim
  • ÇOCUKLARA 1 GÜNLÜK DEĞİL BİR JENERASYONLUK ÖZÜR BORÇLUSUNUZ

ÇOCUKLARA 1 GÜNLÜK DEĞİL BİR JENERASYONLUK ÖZÜR BORÇLUSUNUZ

ÖV DER Eskişehir Şubesi adına açıklama yapan Ayfer İçli ” Pandemi ile beraber hayatımızda pek çok değişiklik yaşandı. Özellikle toplumsal yaşamda meydana gelen değişikliklerin başında eğitim geldi. Biz veliler de bu değişikliklerin birebir tanığı ve değişkeni olduk.

Son yapılan açıklamalarla,  neredeyse bir yıldır okullarından uzak olan çocuklarımızın okullarına dönebileceği ve yüz yüze eğitime geçebileceği haberi verildi. Bu durum pek çok öğrencide ve velide sevinç yaratırken, pek çoğunda  da kaygı yarattı.

Sevinçliydik çünkü bir yıldır evlere, evde de tablete ve telefona hapsolan çocuklarımız okullarına, arkadaşlarına  özetle dış  dünyaya geri dönecek ve sosyalleşebileceklerdi. .

Kaygılıydık çünkü anlaşılan bu kararda diğer kararlar gibi plansız ve öngörüsüzdü.

Pandeminin yıldönümüne geldiğimiz bu günlerde geriye dönüp eğitim alanındaki uygulamalara baktığımızda kaygılarımızın haklılığı  ne yazık ki ortaya çıkıyor. Tedbirler kapsamında okulların kapanması ve çocuklarımızın uzaktan eğitime geçmesiyle  beraber, sadece adı kalan eğitimde fırsat eşitliği ilkesinin adı da gündemden kalkmış oldu. Zira özel okullar teknik altyapı meselesini çözüp derslere başlamışken devlet okulları Zoom mu EBA mı tartışmasına boğuldu ve öğrenciler EBA eğitimine mahkum edildi. EBA daki derslerin muhafazakar ve gerici olmasına tepki gösterilmesi üzerine zomdan derslere devam edildi. Asıl sorun da burada kendini gösterdi. Çocukların eğitime ulaşabilmesi için gerekli olan tablet , bilgisayar, telefon ve hatta internet  pek çok aile de yoktu. Acı olan şu ki ; ortada bu sorunu giderecek bir sosyal devlet de yoktu. Ama buna rağmen öğrenciler yarım yamalak aldıkları ve hatta alamadıkları derslerden sınavlara girmeye mahkum edildi.

Yaz tatili sonrasında, MEB bakanlığı çok süslü kelimelerle eğitime hazır olduklarını dile getiren açıklamalar yapmasına rağmen gerçek sonradan ortaya çıktı ki, MEB yaz boyunca eğitimin planlanmasına, alt yapısına yönelik yeterli çalışma yapmamıştı. Öyle ki; öğrenci ve öğretmen sayısı belli olmasına rağmen bu sayıya uygun teknik alt yapı hazırlanmadığı için  zoom çöktü. Bizler bu soruna dair bir özür beklerken MEB bakanı “ eğitime bu kadar arzın yaşanmasını “ sevindirici buldu. Bu arada, devlet okulları sistem çökmesi ile uğraşırken, bakanlık özel okulları bir ay önceden eğitime başlatmıştı bile.. Akabinde yaşanan yüz yüze eğitime geçme çabası da bir o kadar başarısız oldu. Ve çocuklar yine ev hapsine geri gönderildi.

Bütün bu yaşananlardan sonra  okulların açılacağını müjdeleyen yetkililere soruyoruz;

Gelinen noktada ne değişti, nasıl bir hazırlık yapıldı da eğitimin başlamasına karar verildi ?

Öğretmenlerin ve diğer personelin aşı talebi karşılandı mı ?

Okullardaki hijen, temizlik  ve personel sorunu nasıl çözüldü ?

Önceden olduğu gibi yine okulların sabun, deterjan, hizmetli parası velilerden mi istenecek? Ekonomik krizle boğuşan veliler zorunlu bağış yapmadığında bu sorun nasıl çözülecek ?

Seyreltilmiş eğitimde diğer boş kurum binaları  ya da boş imam hatipler kullanılacak mı ?

140 bin öğretmen açığı olmasına rağmen neden hala öğretmen ataması yapılmadı ?

Aslolanın yüz yüze eğitim olduğu düşünüldüğünde bu eğitimi devam ettirebilecek A, B, C planlarınız var mı ?

Bu sorular biz velilerin haklı soruları ve kaygılarıdır.. Ancak şunu da görebiliyoruz ki 2021 yılı bütçesinde eğitime ayrılan pay sadece yüzde 7,5 tir.. Hal böyle olunca bu sorunlarımızın karşısında yetkililerin gerçekçi cevaplar sunamayacağının da farkındayız.

Ancak hali hazırda Anayasa tartışmalarının  yaşandığı şu günlerde belirtmek isteriz ki; Anayasasında demokratik laik sosyal hukuk devleti olduğu yazan bir devletin , vatandaşlarına sağlık , eğitim ve adalet hizmetlerini parasız  sunması beklenir. Herhangi bir kriz anında da bu hizmetleri öncelemesi beklenir. Ancak pandemi süreci bize göstermiştir ki ; devleti yönetenlerin önceliği ekonomi olmuş ve alınan tüm tedbirler ekonomi üzerinden şekillendirilmiştir. Ekonomi , üretim, paylaşım elbetteki önemlidir. Ancak bu ülkenin geliri uzun yıllardan beri ranta talana ve betona yatırılıp eğitime bilime sağlığa bütçe ayrılmadığı için yetkililer bize gerçekçi çözümler sunamamaktadır..

Eğer eğitim özelleştirilmeseydi, devlet bu hizmeti ranta çevirmeseydi, şimdi her mahallede çocuklar birbirleriyle eşit imkanlardaki en yakın okullarına gidecek ve ek tedbir ve çözümlerle seyreltilmiş eğitime geçebilecekti.  Velilerde  çocuğumu okula göndereyim mi göndermeyeyim mi  ikileminde kalmayacaktı.

Milli Eğitim Bakanı geçen gün yaptığı açıklamada 1 günlük gecikmeden dolayı bizlerden özür dilediğini söyledi. Sayın bakana şunu söylemek isteriz ki ; sizler yapmadıklarınızla yapamadıklarınızla bu çocuklara 1 günlük değil 1 yıllık hatta bir jenerasyonluk özür borçlusunuz.. bizler özür değil kamusal, nitelikli, bilimsel, parasız eğitim istiyoruz. Eğitimin   tümden devlet eliyle yapılması gerektiğini düşünüyoruz.  Eğitime ve sağlığa ayrılan bütçenin maksimum arttırılmasını , personel, bina ve malzeme teminlerinin en yakın zamanda  çözülmesini istiyoruz. Bu ülkenin elinde bu imkanların olduğunu biliyoruz.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

YENİ KONTROLLÜ NORMALLEŞME YENİ KAYIPLARA YOL AÇMASIN

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.