akademimorbeyaz @ gmail.com

Merhaba diyerek başlamak istiyorum. Burada bu köşe de sizlerle buluşmak ne büyük haz, ne büyük keyif. Sizden biriyim diyorum her seferinde. İçinizden biriyim. Neredeyse her yazımda, her eğitimimde, her kitabımda söylerim. Ne eksik ne fazla. Sadece yaşamı deneyimler üzerine takip eden, vesileleri gözlemleyen, o çok kötü dediğimiz olayların içerisindeki armağanları almaya çalışan biriyim. Evet, Eskişehir de Yaşam koçluğu hizmeti vermekteyim. Yaklaşık 5 senedir bu hizmet penceresinden bakıyorum dünyaya. Eskişehir’de hizmet vermekteyim.
Endişe, kaygı, panik ve bununla ilgili kişilerin hayatlarındaki kısır döngüleri ele alıp, çözüm odaklı çalışmaktayım. Çevrenize şöyle bir bakmanızı istiyorum. Çevrenizi gözlemlemenizi. Öncelikle kendinizden başlayın bu gözleme. Kendinizi şuan bir sorunun içerisinde hissedebilirsiniz. Kısır döngüye girmiş, zihninizin sürekli olarak sıkıntı ürettiğini fark edebilirsiniz. Hatta ve hatta sürekli bundan hayıflanabilirsiniz. Yaptığım terapi seanslarında ve eğitimlerimde kişilerde gördüğüm sorunlardan yola çıkacağım. Herkes birilerini suçlarken, hiç kimsenin aynada kendisiyle yüzleşmediğini görmekteyim. Eskişehir’deyim. Ve Eskişehir’i çok seviyorum. Buradaki aileler ile yaptığımız çalışmalarda çoğu zaman birbirleri arasında bir kopukluk gözlemlemekteyim. Aile bağları ya yitirilmiş ya da aldatan, aldatılan ilişkiler göz önünde. Bununla alakalı bir kitap yazdım. Gerçek aşk’a uyanış isimli. Kitabımdan kesimleri sizlerle paylaşarak gerçek aşk’a uyanmak isteyenlere yol arkadaşlığı yapmaya çalışacağım.
Bir gün danışanımın biriyle görüşme yapıyoruz. Nasıl yakınıyor eşim beni sevmiyor diye. Anlattı, dinledim. En son ona ‘Eşinin seni sevmediğinden yakındın, doğru anladım değil mi?’ dedim. Cevabı; ‘Evet’ idi. Gülümsedi ve ‘Peki sen kendini ne kadar seviyorsun’ diye sordum. Feryat figan bağıra bağıra konuşan bayan, sustu. Başını eğdi. Çünkü bu zamana kadar kendisini sevmek aklının ucundan dahi geçmemişti. Şimdi sizlere sormak istiyorum. Kendinizi ne kadar seviyorsunuz?
Hayatta bir şeylerden yakınmadan önce o kurban rölünüzden çıkmak. Hayat zannedildiği kadar zor değil. Hayatı ya da ilişkileri zorlaştıran kişinin sorunu ve çözümü hep dışarı da araması. Aslında sorun da çözüm de kişinin kendi benliğinde. İçinde. Uyanış’ a geçmek istiyor iseniz kendinizden başlayın. ‘Sen değiş, dünya değişsin’ der NLP teknikleri. Şimdi, şuan da kurban rolünden çıkıp, hayatınızın sorumluluğunu elinize almanızı rica ediyorum sizden. Önce kendinizden başlayın. Korkularınızdan, endişelerinizden. Bırakın ahlanıp vahlanmaları. Artık çözüm zamanı. Gerçekten ben kimim? Sorusunu cevaplayın. Sizi siz yapan değerleri bulun. Zihninizdeki sürekli sizi rahatsız eden düşüncelerden kurtulmanın tek yolu onlar ile yüzleşip, onları bırakmaktır. Asla suçlamak değildir. İnsan kendisini bulunca özüne döner. İnsanın özü sevgidir. Sevdiğiniz her şey size, sevgiyle geri döner. O halde dertlerinizi de sevmeyi öğrenin. Kendinizi dertleriniz ile de kabule geçip sevdiğinizde, artık dünyanızın sevgiyle dolduğunu göreceksiniz. Her zaman söylerim. Bir dert sizi Allah’a yakınlaştırıyor ise o artık dert olmaktan çıkmıştır. Şükür enerjisi ile hayatınızın güzelleşip, sevgi dolu olmasını temenni ediyorum.

Kalbinizden geçen tüm güzellikler, rotanızı aydınlatsın.

Sedef Sade
Yaşam Koçu & Yazar