info @ haberci26.com

Ülkemiz gerçeği içerisinde yer alan en önemli koşullardan birisi, ulusal ve uluslararası ölçekte dünya
ülkeleri ile aynı seviyede olma gerekliliğidir. Bunun getirisi olan piyasa ekonomisine ve şartlarına ayak
uydurmak göz önüne alındığında ise, işletmelerin ve hatta tüm kamu kurum ve kuruluşlarının önemli
dezavantajlarından birisinin teknolojiyle birlikte gelen ve ayakta kalabilmek için dış kaynaklı olarak
takip edilmesi gereken standartlaşma olduğu yadsınamaz gerçeklerden bir tanesidir.
Bu şartlar altında küçük ve orta ölçekli kuruluşlarca sürekliliğin devam ettirebilmesi için ya aynı
müşteri (paydaş) kitlesini sabit tutmak veya yeni müşteri yelpazesine açılmak gerekliliği sonucuna
varılmaktadır. Bu hususta üzerinde durulması gereken ve açık döngü olarak düşünülen nokta ise, bir
sistemde birbirini etkileyen Tedarikçi – Kuruluş – Müşteri üçlüsüdür.
Bu üçlünün birbirini etkileme ölçütünü birbirlerine sundukları ürün/hizmetin tercih edilirlik seviyesi
açısından değerlendirdiğimizde, karşımıza “kalite” kavramı çıkmaktadır. Yani bir ürün/hizmetin,
belirlenen veya olabilecek müşteri ihtiyaçlarını karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerinin toplamını
kalite olarak nitelendirirsek, tüketici gereksinmelerini mümkün olan en ekonomik düzeyde
karşılamayı amaçlayan pazarlama, mühendislik, imalat vb. teknik özelliklerinin bileşkesi de hem
üretilecek ürün/hizmet kapsamında, hem de tedarikçiden temin edilecek hammadde bazında
tanımlanmış olacaktır.
Kuruluş tedarikçisini, yani alacağı her mal/hizmet için cebinden/bütçesinden para harcayacağı
kuruluşu seçerken onda kendi belirlediği kriterlere uygunluk arayacaktır. Çünkü asıl amaç “kaliteli
mal/hizmet” sağlayacak en uygun tedarikçiyi seçmektir. Kuruluş tedarikçilerini;
a) Fiyat,
b) Zamanında teslim (Termin),
c) Yetkin Personel,
d) Sevkiyat/Ambalajlama,
e) Kaliteli/yasal zorunluluklara uygun ürün/hizmet
i. TSE/TSEK, G Belgeli ürün/hizmet,
ii. ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgeli sistem,
iii. CE markalı ürün vb.
gibi birkaç ana başlık üzerinde tanımlanan kriterlere göre belirler; bu tedarikçiler devletin çeşitli
organlarına bağlı bir işleyiş yapısında ise yasal zorunlulukların yerine getirilmesi gerekecektir.
Yasal Zorunluluklar gereği;
CE markalama: Eğer kuruluş ürünlerinin, ülkeler arasında serbest dolaşımında “hayvana, çevre ve
insan sağlığına zararlı olmadığına garanti vermek” istiyorsa veya ürün, bu garanti verilmeden ülkeler
arasında serbest olarak dolaşamıyorsa, iliştirilen işarettir. Bu işaret bir kalite markası değildir. Ancak
müşterinin “kaliteli” olarak varsayacağı bir ürün üretmek için hataların asgariye indirildiği bir üretim
yönteminin belirlenmesi gerekiyorsa, bu aşamada kalite sistemi devreye girecektir.
TSE Markalama: Üzerine ve/veya ambalajına konulduğu ürünlerin ilgili Türk Standardına uygun olarak
imal edilip piyasaya arz edildiklerini belirten markadır. Eğer kuruluşun üreteceği ürün için devlet

tarafından üretim izni standarda uygunluk sağlanması halinde verilecekse, ürünün üretilirken TSE
markasının ürüne iliştirilmesinde keyfiliğin yerini zorunluluk alacaktır.
TSEK Markalama: Kalite Uygunluk Belgesidir. Türk Standardları bulunmayan konularda İmalata
Yeterlilik Belgesi almaya hak kazanmış kuruluşların söz konusu ürünlerinin ilgili uluslararası
standardlar, benzeri Türk Standardları, diğer ülkelerin milli standardları ve teknik literatür esas
alınarak Türk Standardları Enstitüsü tarafından kabul edilen Kalite Faktör ve Değerlerine uygunluğunu
belirten markadır.
G İşaretlemesi : Ülkemizde CE’ye tabi olmayan yapı malzemelerinin piyasaya arzında zorunlu olan bir
işarettir ve malzemeye iliştirilen bir etikete, malzemenin ambalajına veya malzemeye ait ticari
belgelere iliştirilerek kullanılır.
Üst ölçekli ve KOBİ niteliğindeki işletmelerin ülke ekonomisinde önemli yere sahip olduğu göz önüne
alındığında, varlıklarını sürdürebilmelerinin yolunun ancak; piyasada kendilerini gösterebilmeleri,
adlarını olağanın üstünde duyurabilmeleri ve kaliteli olmalarının bir getirisi olan müşteri
memnuniyetini üst sevide karşılayabilmeleri ile mümkün olacağı açıktır.
Bir işletme karlı bir performans ortaya koyabilmek için, kaynaklarını en iyi şekilde değerlendirmenin
yanı sıra, kalite kavramına da gereken önemi göstermelidir. Bu şekilde kalite olgusunu tüm
faaliyetlerinde gerçekleştiren işletmeler, rakiplerine karşı kesin bir üstünlük elde etmiş
olabileceklerdir.
Kuruluşlar, odak noktasına insanı almış, günümüzün en etkin yönetim yaklaşımı olan Kalite Yönetim
Sistemi şatlarını benimseyip, muhafaza etmekle, gerek ulusal gerekse uluslararası piyasada belirleyici
rol üstlenen müşteriye hitap ederek güvenini kazanma şansını artırmış olacaktır. 

Ceren Besleme
(Yönetim Sistemleri Eğitmeni, ISO 9001:2015 Başdenetçisi)