Türkiye Taekwon-Do Federasyonu Genç Milli takımımız dokuz ve onüç Nisan tarihlerinde Tunus’un şirin yöresi Hammamet’te yapılan Dünya Gençler Taekwon-Do Şampiyonasında Vatan’ı temsil etti.

Öncelikle bizim oraya gitmemize vesile olan Enisler Group Kamerspor Onursal Başkanı Muhammed Talha Enis beye teşekkür ederim.

Tabii Tunus’a bizi çeken kızım Zeynep Şeyma Turhan’ın Milli takım forması ile Gençlerde Dünya arenasında ilk defa boy göstermesi oldu. Zeynep Şeyma 10 kişiden oluşan Genç Milli takımında Eskişehir adına tek sporcu.

Zeynep Şeyma Milli formaya kolay ulaşmadı. Önce 2018 Türkiye Şampiyonu oldu ardından Milli takım seçmesini kazanarak ay yıldızlı formayı hak etti.

2018 yılında Eskişehir’li iki sporcu Gençlerde ilk seneleri olmalarına rağmen Türkiye derecesi almışlardı. Bunlardan biri Türkiye Şampiyonu olan Zeynep Şeyma Turhan, diğeri Türkiye ikincisi olan Dilara Kartal’dı. İkisi de benim yetiştirdiğim sporcular. Dilara seçmede kıl payı milli formayı kaçırdı. Yani 2017 de Yıldız Milli takımına iki sporcu verdiğim gibi bu yılda Genç Milli takımına iki sporcu vermeye ramak kalmıştı. Geçen sene Mısır’da yapılan Yıldızlar Dünya Taekwon-Do şampiyonasında bu iki sporcum Milli formayı giyerek Türkiye’yi ve Eskişehir’imizi temsil etti. Mısır’da Dilara Dünya ikincisi olurken, Zeynep Şeyma Dünya beşinciliğini elde etmişlerdi.

Bunları neden anlattım biliyor musunuz? Çoğu insan Eskişehir’de Taekwon-Do dalında neler oluyor ne gibi başarılar elde ediliyor habersiz. Bu nedenle bilin istedim.

Kendim de bir Taekwon-Do antrenörü olarak bu turnuvada olmanın takımımdaki sporcuların gelişimine katkı sağlayacağını da düşünürsek daha da önemli olduğu ve büyük çıkarımlarla döndüğüm kanısındayım.

Eskişehirli sporcuların durumundan kısaca bahsettik.

Gelelim Tunus’a…

Turnuvada Milli takımımız erkeklerde 1 altın madalya 2 gümüş madalya ile toplam takım sıralamasında yaklaşık yüz Ülke arasından üçüncülük kupasını aldı. Kızlarda ise 1 gümüş madalya ile sırlamaya giremedik. Aslında kız takımımızda iyiydi. Kaybettiğimiz maçlarda hep bir ya da iki puanla kaybettik. O maçları alabilseydik, madalya ve hatta şampiyonluklar bile kaçınılmazdı. Ama olmadı. Tabii kaybettiğimiz maçlarda etkenler oldukça fazla. Kuralar, hakemlerin yanlış kararları, sporcularımızın tecrübesizliği etkenlerin başında yer alıyor.

Tunus’un coğrafik ve sosyolojik yapısına gelecek olursak, öyle sanıldığı gibi çöl falan beklemeyin oldukça yeşil bir coğrafyası var. Her yer zeytin ağaçları ve meyve bahçeleri ile dolu. Halk Fransa’nın etkisinde, zaten 60 yıl Fransız sömürgesinde kalmış. Her yerde Fransa’nın izlerine rastlıyorsunuz. Özellikle dil konusunda, halkın resmi dili olmuş Fransızca. Biz çat pat İngilizcemizle, azıcık Farsça ve azıcık Arapçamızla olaya tamamen Fransız kaldık.

Tunus’un başkenti Tunus sıcak lakin Hammamet oldukça soğuk. Akdeniz Ülkesine gidiyoruz diye yazlık gittik neredeyse donuyorduk. Halk hala Fransız sömürgesinin izlerini üzerinden atamamış. Türkiye’yi ve Türkleri seviyorlar. Atalarının Türk olduğunu söyleyen onlarca Tunuslu ile tanışabilirsiniz. Türki diye bir kasabaları dahi var. Osmanlıya ait yapılara sıkça rastlıyorsunuz. Mavi boyalı kapılı ve panjurlu evlerin Türklere ait olduğunu öğrenince orada oldukça Türk olduğu kanısı hasıl oldu bende.

İyisiyle, kötüsüyle bu turnuva geçti. Sırada şimdi Yunanistan Atina’da yapılacak Uluslar arası Avrupa Başkanlık Kupası şampiyonası var ve bizim bu iki sporcumuz yine Türkiye’mizi ve İlimizi temsil edecekler. Bu turnuva bu yıl ilk defa yapılacak olan 1. Çoklu Avrupa oyunlarına kota verecek. Başkanlık Kupasında ilk dörde giren sporcular 1. Çoklu Avrupa Oyunlarında Ülkelerini temsil etme hakkı elde edecekler.

Vesselam…