Tepebaşı Belediyesi Sağlıklı Kent Konseyi ve Kafkasyalı Kadın Platformu işbirliğiyle düzenlenen “Geçmişten Günümüze Göç ve Kadın” konulu toplantı yoğun katılım ile gerçekleştirildi.

Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi Oktay Ekinci Sahnesi’nde düzenlenen etkinliğe Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Tepebaşı Belediyesi Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Serpil Çamoğlu, Kafkas Kültür Derneği Başkanı Turgay Tekin, Karaçay-Balkar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Musa Korkmaz ile çok sayıda kadın katılım gösterdi.

Kafkasya kökenli halkların 19. yüzyılın sonlarında Anadolu gibi dünyanın farklı bölgelerine zorunlu göçleri ve bu süreçte kadınların yaşadıkları zorlukların ele alındığı toplantıda konuşan Tepebaşı Belediyesi Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Serpil Çamoğlu, “Günümüzün en büyük sorunlarından biri göç iken geçmişte yaşanan göçleri hiçbir şekilde aklımızdan çıkarmamalıyız. Günümüze gelmek için önceden geçmişimizi araştırmamız gerektiğine inandık ve bu amaçla da siz sevgili Kafkas Kadın Platformu’nu davet ettik, çok teşekkür ediyoruz. Göç küresel bir olay ve durdurulamaz göçün birçok sebepleri var. Fiziksel, savaş, terör ve ekonomi gibi sebeplerle durduramadığımız bu göçün birde acı sonuçları var. Bu göçlerde en çok etkilenen kadın… Şiddete uğrayan kadın, tacize uğrayan kadın, tecavüze uğrayan kadın, 13 yaşında hamile bırakılan çocuklarımız… Bunları düşündüğümüz zaman göçte kadın olgusunu başlatmak hepimiz için çok önemli oldu. Burada bir dayanışmaya ihtiyacımız vardı, onu da sizler sağladınız. Bugün burada başlattığımız toplantıyı da sonra Suriyeli kadınlarımız, Kırımlı kadınlarımız, Afrikalı kadınlarımız için mutlaka daha genişleterek yapacağız. Bugün burada paylaşacağımız anılar, sevinçler, acılar ve bütün güzellikleri bir kitap haline getirmeyi planlıyoruz. Başkanımız Ahmet Ataç bu konuda bize çok büyük destek verdi” şeklinde konuştu.

GÖÇ NEDENLERİ İNSANLIĞIN YÜZ KARASI

Toplantıda konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç ise “Bu örgütlenmeler çok önemli, yan yana duracağız, birbirimize güç vereceğiz. Bu ülkede yine eski günlere dönüşü sağlayacağız. Demokrasi ve hukuk bize her zaman lazım, hukukun olmadığı yerde devlet olmaz. Burada yapılan çalışmayı yürekten kutluyorum. Eskişehir’e baktığınızda Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan ve Kırım’dan göç ederek gelen insanlarımız bu potada erimişler ve güzel bir alaşım ortaya çıkmış. Eskişehir’imizin farklı bir tarafı var. Niye farklı; burada sevgi, barış ve özgürlük var çünkü… Onun için dışarıdan gelen insanlar artık, ‘Eskişehirliyim’ demeye başlıyor. Göç nedenleri insanlığın yüz karasıdır, başka bir şey söyleyemem. 19 ve 20. yüzyıla baktığınızda çok büyük göçler olmuş. Balkanlar’da, Kafkasya’da ve Kırım’da sürgünler olmuş. Kırım’da hala sürgünler var. Sürgünler konusunda kimsenin sesi çıkmıyor. Göçün en büyük zorluklarını kadınlar ve çocuklar çekiyor.  Bugün Suriyelilerin botlarla başka bir yerlere giderken yaşadığı facialar ve sahillerimize vuran cesetler çok büyük bir acı. Allah kimseyi vatansız bırakmasın. Başkaları sığınmak için Türkiye’ye geliyor ama bizim gideceğimiz bir yer yok. Bu vatan bizim. Bugün burada yapılan çalışma son derece önemli, güzel bir toplantı. Yapanların eline, yüreğine sağlık. Biz her zaman sizlerin yanındayız” ifadelerini kullandı.

Toplantıda konuşmaların ardından kısa bir müzik dinletisi olurken bir de sürgün ile ilgili bir video sunumu gerçekleşti. Etkinlik, katılımcıların söz alarak sürgün ve göçe dair hem anılarını hem de fikirlerini dile getirmesi ile son buldu.