ESKİŞEHİR (AA) - Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen istifa etti.

Prof. Dr. Gönen, ESOGÜ Eğitim Fakültesi'nde Araştırma Görevlisi Volkan Bayar'ın, Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Mikail Yalçın, Fakülte Sekreteri Fatih Özmutlu, Dr. Öğr. Üyesi Serdar Çağlak ve Arş. Gör. Yasir Armağan'ı bulundurma ruhsatlı silahıyla ateş ederek öldürmesinin ardından yaşanan gelişmelere ilişkin makamında basın toplantısı düzenledi.

Gönen, soruşturmanın selameti için görevinden ayrıldığını açıkladı.

Prof. Dr. Hasan Gönen yaptığı basın açıklamasında;

"Üniversitemiz Eğitim Fakültesi’nde 5 Nisan 2018 tarihinde yaşanan elim hadise Eskişehir
Osmangazi Üniversitesi ailesini olduğu gibi tüm milletimizi de derinden yaralamıştır. Ancak, bu olay
sonrasında basında yapılan birçok açıklama gerçeği yansıtmamaktadır. Bu açıklamalarda yer alan
iddialar 15 Temmuz sonrası Kanun Hükmünde Kararnamelerle Üniversitemizden uzaklaştırılan ve
FETÖ/PDY terör örgütü üyesi veya bağlantısı olmakla yargılanan kişilere ait taraflı iddialardır.
Olayın sıcaklığı ve kaybettiğimiz değerlere olan saygımız ve yürüttüğümüz kamu görevinin gereği
olarak bir açıklamada bulunmadık. Gelinen noktada ortaya çıkan vahim durum karşısında, iddiaların
kurumumuzu hedef alan hususlarına ilişkin paylaşılabilecek ölçüdeki resmi bilgileri sizlere açıklama
ihtiyacı doğmuştur. Yüce Türk adaleti sürecin sonunda elbette tüm gerçekleri ortaya çıkaracaktır.
1. 15 Temmuz 2016 sonrası FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı, iltisakı veya aidiyeti
olduğu iddiaları ile ilgili olarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde sadece katil Volkan
BAYAR’ın ihbarlarına dayanılarak bazı kişiler hakkında soruşturma açıldığı ve işlem
yapıldığı iddiası tamamen gerçek dışıdır. Cinayetleri işleyen katil Volkan BAYAR da dahil
üniversitemize o dönemde verilen tüm ihbar belgeleri dikkatlice incelenmiş ve devletimizin
ilgili kurumlarından gelen bilgiler ile birlikte değerlendirme yapılmıştır. Sadece bir dilekçe ile
işlem yapıldığı iddiası üniversitemizi olduğu kadar FETÖ/PDY ile mücadelede görev alan
devletimizin tüm kurumlarını da töhmet altında bırakan bir tutumdur. Kullanılan bütün
deliller devletimizin ilgili kurumları tarafından üniversitemize verilen delillerdir. Üniversitede
yürütülen soruşturmalarda katil Volkan BAYAR’ın ihbarlarına göre soruşturma açılmadığının
en büyük kanıtı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na ve OHAL Komisyonuna gönderilen
soruşturma dosyalarıdır. KHK’lar ile FETÖ/PDY bağlantıları kapsamında üniversitemizden
ihraç edilen ve gündemi kendi çıkarları doğrultusunda kullanma çabasındaki kişiler hakkında
da sadece katil Volkan BAYAR’ın iddia ve ihbarlarına dayanarak hiçbir soruşturma
açılmamış olması da bunun bir göstergesidir.
2. 15 Temmuz 2016 tarihinde devletimizin bütünlüğüne kasteden hain FETÖ/PDY kalkışması
sonrasında, tüm kamu kuruluşlarında olduğu gibi kurumumuzda da FETÖ/PDY terör örgütü
üyesi veya bağlantısı olmakla suçlanan kamu görevlileri olmuştur. Bu kişilerin ihracı Kanun
Hükmünde Kararnameler sonucunda yapılmıştır. Malumunuz üzere, daha sonrasında yapılan
düzenleme ile görevlerine dönme noktasında OHAL komisyonları yetkilendirilmiştir.
Üniversitemizin ve diğer kurumların bu konuda hiç bir yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle

2
basın önünde yapılan bazı açıklamalarda özellikle kişilerin göreve üniversitemizce
döndürülmediği iddiası tamamen gerçek dışı bir iftiradır.
3. Dilekçelerinin işleme konulmadığını iddia eden kişiler hiçbir zaman can güvenliği ve tehdit
unsurlarından dolayı mağdur olduklarını belirten bir dilekçe sunmamışlardır. Sunulan
dilekçeler katil Volkan BAYAR’ın kendileri hakkında ihbarcı olup olmadığı, bilgi-belge
istemi, katil Volkan BAYAR’ın FETÖ ile ilgili işlem yapılmasını talep eden dilekçelerdir. Bu
dilekçelerin tümü kurumumuzca işleme alınmış olup, hepsi için muhatap kişilere cevap
verilerek işlemleri yapılmıştır. Halen devam eden işlemler de bulunmaktadır. Katil Volkan
BAYAR’ın iftira niteliğinde ihbarlarda bulunduğuna yönelik ilk başvuru dilekçesi 27.12.2017
tarihinde Rektörlüğümüze verilmiş olup, katil Volkan BAYAR hakkında derhal disiplin
soruşturması açılmıştır.
Son olarak merhum Yasir ARMAĞAN tarafından 23.03.2018 tarihinde verilen şikayet
dilekçesi üniversitemizce işleme konmuş ve katil Volkan BAYAR ile eşi Saadet Aylin
BAYAR hakkında soruşturma 27.03.2018 tarihinde açılmıştır.
4. Katil Volkan BAYAR hakkında verilen dilekçelerin işleme konulmadığı iddiası gerçek
dışıdır. Tüm başvuruların evrak kayıt işlemleri zamanında yapılmış olup verilen bütün
cevaplar, yapılan tüm işlemler belgeleri ile birlikte savcılık, YÖK gibi resmi makamlara
iletilmiştir.
Ayşe AYPAY ve Neslihan BAY, katil Volkan BAYAR tarafından kendileri ve eşleri
hakkında FETÖ üyesi olmakla suçlandıkları dilekçelere istinaden eşleri Ahmet AYPAY ve
Yalçın BAY’ın KHK ile görevden alındıklarını beyan etmektedirler. Ancak, devletimizin
ilgili kurumlarından kendileri ile ilgili başka bir belge verilmediğinden Ayşe AYPAY ve
Neslihan BAY’ın halen üniversitemiz öğretim üyesi olarak kurumumuzda çalışmaları ve
terfilerinin yapılması sadece katil Volkan BAYAR’ın dilekçeleri ile işlem yapılmadığının
diğer bir kanıtıdır.
Basın kanallarında katil Volkan BAYAR’ın ruh sağlığının bozukluğu hakkında açıklamalar
yapmalarına karşın, veri tabanlarında Volkan BAYAR, Saadet Aylin BAYAR, Selahattin
TURAN, Ahmet AYPAY’ın 2016 Kasım ayına kadar farklı zamanlarda, birlikte
gerçekleştirdikleri kitap, bölüm yazarlığı, araştırma, sempozyum katılımı, danışmanlık gibi
bir çok ortak çalışmalar ve işbirlikleri mevcuttur.
5. Görevi başında şehit olan mesai arkadaşlarımızın cinayete kurban gittikleri anda basın
açıklaması yapan Prof. Dr. Ayşe AYPAY’ın yönetime karşı içinde tuttuğu kini, öfkeyi öyle

3
bir anda ortaya atabilmesi çok vahim ve düşündürücüdür. KHK’larla üniversitemizden ihraç
edilen Ahmet AYPAY, Yalçın BAY ve Selahattin TURAN ile üniversitemiz öğretim üyesi
Prof. Dr. Mesut KÜÇÜKKALAY, basında ve cenaze töreninde de aynı şekilde yönetime
intikam duyguları ile hakaret etmiş, algı yönetimi ile kendilerine fırsat oluşturmak
istemişlerdir.
Üniversitemiz camiasının ve ailelerin yitip giden dört canın acısını yaşamalarına fırsat
vermemişlerdir. Tüm bu yaşananları milletimizin vicdanına bırakıyoruz.
Bu kişiler elim olayın yaşandığı andan itibaren planlı bir şekilde davranarak diğer
üniversitelerden ihraç edilen ve farklı organizasyonlara mensup kişileri de tören alanına
toplamışlarıdır. Böylece toplum algısını yönetmek, infial oluşturmak ve devletimizin
FETÖ/PDY ile mücadelesinde haksızlık yapıldığı üzerinden kamu vicdanını incitmek üzere
hareket ettikleri açık bir biçimde görülmüştür. Olayın asıl mağduru olan ailelerin acılarından
yararlanmak için örgütlü bir biçimde davranmışlar ve bu durum cenaze töreninde
merhumların bazı aile yakınları tarafından “şov yapmayın artık acımızı yaşatmıyorsunuz”
sözleri ile tepki görmüştür.
Üniversitemizden KHK’lar ile ilişiği kesilen Selahattin TURAN’ın elim olaydan sonra tekrar
gündeme getirdiği Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ile kapatılan Fatih Üniversitesi
arasındaki protokol konusu ve tüm diğer iddialar YÖK denetleme kurulu ve yargı
makamlarınca incelenerek kurumumuz lehine kapatılmıştır.
6. Üniversitemiz 15 Temmuz sonrasında üzerine düşen bütün sorumluluğu yerine getirmiş ve
yasal çerçevede gerekenleri yapmıştır. Bu elim olayı provoke eden kişilerin amacı,
devletimizin terör örgütlerine karşı yürüttüğü mücadeleyi ulusal ve uluslar arası boyutta
haksız göstermek, devletimizi itibarsızlaştırmak ve meydana gelecek kaos ortamından
yararlanmaktır.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ailesi olarak, vicdanlara sığmayan bir olay sonucunda genç
bilim insanlarımızı ve deneyimli bir idarecimizi kaybettik. Henüz acımız bu kadar taze iken
kamuoyunu yanıltmaya yönelik olarak örgütlü, planlı ve gerçek dışı ithamlara da cevap vermek
durumunda olmanın derin üzüntüsü içindeyiz.
Ülkemizin terörle mücadelesinde aldığı kararları töhmet altında bırakan, kamu kurum ve
kuruluşları ile yöneticilerini yıpratmayı amaçlayan, cenaze törenimizin üzerine gölge düşüren bu
kişileri ve davranışları kabul edilemez buluyor ve şiddetle kınıyoruz. Bu elim olaya sebep olan katili
lanetliyoruz.

4
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi olarak, 49 yıllık geçmişimizde olduğu gibi bugün de bilime
ve ülkemize hizmet etmek ile birlikte nitelikli öğrenciler yetiştirmek, ülkemizin ihtiyacı olan
sağlıktan mühendisliğe tüm alanlarda önde gelen bölge üniversitesi olma misyonumuzu layığı ile
yerine getirmeye çalışıyoruz.
Böylesi elim olayların hiçbir şekilde yaşanmamasını temenni ediyor, kaybettiğimiz görev
şehitlerimize Allah’tan rahmet kederli ailelerine, tüm üniversitemiz camiasına ve milletimize sabırlar
diliyoruz. Başımız sağolsun.
2011 yılından bugüne bilimi rehber edinerek, yüce Türk milletinin onur ve şerefini
yükseltecek çalışmaları tüm mesai arkadaşlarımla birlikte yapmaya gayret ettim. Huzurlarınızda
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi aileme teşekkür ediyorum.
Tüm bu açıklamalardan sonra devletimizin bekası, soruşturmanın selameti ve üniversitem
başta olmak üzere devlet kurumlarımızın yıpratılmaması adına görevimden istifa ediyorum." dedi.